Etiket: Tayvan

  • Şimdi duhan vakti

    Görüşmeler çok vakit alıyor. İlgilenmem gereken çok işler var. Daha fazla vakit ayırmam pek mümkün değil. Zaten herkes neyin ne olduğunu anladı, öğrendi ve şartları biliyor. Varlıkta kalmak isteyenler İstanbul’a uyacaklar. Bunu resmi açıklamaları ile de gösterecekler. Bu güne kadar durmaksızın bizimle çatışmış olanlar, tazminatlarını da ödeyecekler. Somut irtibat da kuracaklar.

    Bu şartlar kendisine uymayanlar, ara bir çözüm bulmayı denemekten ve görüşmeye çalışmaktan vazgeçsinler. Ne boşa vakit kaybetsinler ne de bana boşa vakit kaybettirsinler. Büyük bir samimiyetle yazıyorum ki şunca iyiliğe rağmen hala fırsatı değerlendirmeyen hiç bir ülke ve taraf umurumda değil. Gelmesinler zaten öyleleri bana doğru…

    Bu dünyanın altı da üstü de yanıp yok olacaksa bile bu şartlar değişmeyecek. Herkes bu şartlara uyarak İstanbul’dan yana duracak ve kurtulacak ya da inadına devam ederek çökecek, batacak, yok olacak.

    Fazla yayın yapmaya da gerek kalmadı. Herkes her şeyi anladı, bildi. Beni dinleyenler kargo uçakları ile bile sermayelerini kaçırıp kurtardılar. Dinlemeyecek olanlar da zaten bundan sonra da dinlemezler. Şimdi ben metafizikçi ekibime daha çok vakit ayıracağım, destek vereceğim.

    Şu Almanya’yı en başa alacağız. Rusya, ABD, Çin, İngiltere, Kanada, Hindistan, Yunanistan, İsveç, Finlandiya, Ukrayna, Avustralya, Japonya, Kuzey Kore, Tayvan, Güney Kore, İsrail, İran, Suriye derken… Onlarca ülkeyi, altıyla ve üstüyle birlikte ve eş zamanlı olarak çökerteceğiz. Zaten çökükler de son taaruzları da yapacağız.

    Pakistan halini gizleyemiyor ama Hindistan hala gizleyebiliyor. Aslında sinyaller karşısında Hindistan’ın hali Pakistan’dan çok beter…

    Hindistan’da yerin altı ise üstünden bin beter. Yerin üstündekiler “Çok çok fazla sayıda vatandaşımız ölüyor. Dehşetli şekilde ölüyorlar. Bütün sistemlerimiz, cihazlarımız bozuluyor. Arızalarla baş edemiyoruz. İmalat yapamıyoruz, işlerimiz de bozuluyor” diye çıldırıyorlar.

    Orada yer altındaki uzaylılardan İmam-ı Rabbani hazretlerinin bile intikamını alacağım…

    Ekber Şah karakteri vesilesiyle sebep oldukları maddi ve manevi zararların intikamını alacağım.

    Mektubat-ı Rabbani’yi tahrif etmelerinin de intikamını alacağım…

    Şehit ettikleri sayısız müslümanın ve İslam aliminin intikamını alacağım.

    Sahipkıran Emir Timur’a yaptıklarının, biyonik robotla yerine geçmelerinin ve o biyonik robota katliamlar yaptırarak o büyük zatın şanını lekelemelerinin intikamını alacağım…

    Saymakla bitmez zulümlerinin, cinayetlerinin, kasıtlarının intikamını alacağım.

    Yerin altında ve üstünde toplamda milyarlarca kişi ölecek. Herkes görecek, İblis’e seve seve uyarak insanlığa her sahada kastetmenin karşılığını, cezasını…

    Ak denizde ve Ege denizinde pek çok farklı noktada birikmiş olan yer altı gazlarını patlatmaya ve bu vesile ile depremlere sebep olmaya devam edeceğiz. Yerin altındakileri korkudan bile öldüreceğiz.

    Bu güne kadar, siviller/masumlar zarar görmesinler diye geri duruyorduk ama bundan sonra pek çok düşman ülkede yanardağları patlatacağız. Faal olmayan yanardağları bile faaliyete geçireceğiz. Bu şekilde yerin altına ve üstüne aynı anda çok büyük sorunlar yaşatacağız.

    Kıbrıs başta olmak üzere, dünyanın her yerindeki kumar, fuhuş ve eğlence merkezleri şu andan sonra en yoğun şekilde sinyale girecekler. İnsan denemez o tiplerin dehşetli şekilde ölüşlerini, peş peşe intiharları, kavgaları ve cinayetleri ve sinir krizlerini görenler, oralarda bir gün bile duramayacaklar.

    Dünyanın önde gelen kara para merkezlerinden biri olan Azerbaycan da çöktü. Devlet dairelerinden hastahanelere, eğlence ve kumar merkezlerine kadar her yerde çok büyük sorunlar var ve gizleniyor. Dehşetli ölümler de gizleniyor.

    Bu görüşmeler, manevi yandan bakınca, son ikazlardı. Bundan sonra takdir ne ise o olacak. Dünyada yeni virüsler falan yayılmayacağını, toplu ölümlerin virüslerden kaynaklanmayacağını buraya açıkça yazıyorum. Şimdi duhan vakti…

    Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

    ..

  • Çok uzadı bu işler

    Şu Asya’nın meselelerini artık halletmemiz, dengelerini bir şekilde artık yerine oturtmamız lazım. Çok uzadı bu işler…

    Çin Komünist Partisi (ÇKP), kendi içinde daha sert kavgalar etmesi gerekiyorsa etmeli, artık net bir duruş sergilemeli…

    Sırf Türkiye’nin ve Türk dünyasının da menfaatine oluyor diye, Çin’in düşmanlarının Çin’e son darbeleri vurmalarına mani oluyorum.

    Bu güne kadar Çin’i hızlıca çökerttim ve düşmanlarının önüne attım, bir süredir ise son darbeleri almasın ve tamamen çöküp dağılmasın diye dengeler kurdum.

    Lakin Çin yine de klasik Türk/İslam düşmanı bakış açısından ve klasik haşin Çinli tavırlarından kurtulamadı.

    Çin’i daha fazla varlıkta tutmak bana ve sistemime artık gereksiz bir yük olmaya başladı. Çin, sonunda parçalansa hatta tamamen yok olsa bile yine de yanlış siyasetini bırakamayacaksa, onu taşımanın bize bir faydası yok.

    Devlet memurlarına maaşlarını veremeyecek… Kamu masraflarını karşılayamayacak… İmalatçasını ayağa kaldıramayacak… Sadece emlak sahasındaki batağını onlarca senede çözemeyecek haldeki Çin… Sonunun nasıl olacağını belirleyeceği son kararı vermeli.

    Ya İstanbulla restleşmeye devam ederek kısa sürede yok olacak ya da bu savaşı İstanbul’un kazandığını kabul ederek istanbul’u dinleyecek.

    Çin’in, istikametini seçtiği, geleceğini belirlediği son kararı… Japonya’nın, Tayvan’ın, Kore’nin güneyinin ve Hindistan’ın akıbetini de belirleyecek.

    Aynı zamanda, Doğu Türkistan’ın hürriyetine ne zaman ve nasıl kavuşacağını da belirleyecek.

    Çin hatalı kararlarında ısrar etse de etmeyip İstanbul’a ayak uydursa da Doğu Türkistan hür bir ülke olacak. Lakin Japonya’nın, Tayvan’ın, Kore’nin güneyi ile Hindistan’ın akıbetleri için farklı senaryolar, ihtimaller yine olacak.

    Sadece birkaç gün daha bekleyeceğim. Sonra Çin kendi kararını alacak, ben de kararına göre sahayı yönlendireceğim. Tepkisiz, sessiz kalmasını, şu andaki yanlış duruşunu devam ettirmek olarak yorumlayacağım.

    Ve ben artık kimsenin açıklamaları ile vakit kaybetmiyorum. Bütün taraflardan artık somut/net hamleler bekliyorum. Herkes bundan böyle icraatıyla, hamlesiyle, işiyle, müdahalesiyle sözünü söyleyecek, tarafını belli edecek.

    Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

    ..

  • Çemberin içinde kalan alanı kapatıyorum

    Şu işaretlediğim çemberin içinde kalan alanı kapatıyorum.

    Çin ve Kuzey Kore’ye karşı/düşman olan bütün unsurların bu bölgeye girmesini, bu bölgede bulunmasını yasaklıyorum.

    Japonya’yı, Tayvan’ı, Güney Kore’yi daha ağır şekilde baskı altına alacak sinyalleri ve setleri bölgede hakim kılacağım. Bunlar, bu ülkelere destek olmak isteyen herkesi de yıkacak.

    NATO imiş, ABD imiş, Avustralya imiş ya da hangi tarafmış, ülke imiş ben anlamam.

    Rezil oluşunun dünya genelinde defalarca haber olmasını isteyen unsurlar, bölgeye uçaklarını, gemilerini, denizaltılarını gönderebilirler.

    Güney Kore diye bir devlet tanımıyorum. Kore tek bir ülkedir. Tayvan diye bir ülke/otorite tanımıyorum. Tayvan Çin’e bağlıdır. Japonya diye bir ülkeye de varlıkta kalma hakkı tanımıyorum.

    Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

  • Artıyor, artacak

    Çin’in içindeki taraflar arasında gerilme daha da artıyor, artacak. Şi’nin ve Şi’nin içinde bulunduğu grubun iktidarı şimdiden bitti, yıkıldı. Bundan sonrasında erimeye, güç kaybetmeye de devam edecekler.

    Çin’de yaşanan insanlık suçlarına, zulümlere, devlet terörüne karşı şu ana kadar dünyanın onlarca ülkesi sert tepki vermeliydi. Koca ülkede milyarla kişi, kendi devletinin gücünü ele geçirmiş bir kara paracı çete tarafından her türlü hukuksuzluğu görüyor ama dünya sessiz… Çünkü, her gün insan hak ve hürriyetleri, hukukun üstünlüğü gibi konularda nutuk atan ülkeler, Çin’de devlet gücü ile uygulanan kara para ve organcılık işlerinden pay alıyorlar. Bu sayede de bataklarını gizlemeye, iflaslarını açıklamayı ötelemeye çabalıyorlar. Çin ile kameralar ve insanlar önünde çatışıyorlar, restleşiyorlar ama arka plandan yedikleri içtikleri bile ortak… Tamamen danışıklı dövüşüyorlar.

    Kara ve kanlı paralar üzerine oturtulmuş dünya düzeni, daha doğrusu Deccal’ın sistemi çöktükçe… Hormonla şişirilmiş, kanlı ve kara paralarla güya büyütülmüş/güçlendirilmiş Avrupa ülkeleri, İngiltere, ABD, Rusya, Çin, Japonya, Güney Kore, Tayvan ve benzerleri, akıl almaz krizlere giriyorlar. Şu ana kadar o kadar ileri seviyede krizlerin içine düştüler ki daha fazla yalanlarla, sahte göstergelerle, balon açıklamalarla, batak olduklarını gizleyemeyecekler. Kendi batakları tamamen açık olmasın diye el birliği yaparak Türkiye’ye sürekli kaynağı belirsiz, kara ve kanlı paralar gönderiyorlar. Biliyorlar ki Türkiye’de yaşanması kaçınılmaz olan dev gibi mali kriz yaşanırsa, kendileri de daha fazla oyunlar oynayamayacaklar ve kendi ülkelerinde de devasa mali ve toplumsal krizler yaşanacak.

    Bu ülkelerin bazıları yok olacaklar, tarihin lanetlilere ayrılmış sayfaları arasında yerlerini alacaklar. Bazıları ise iç grupların mücadeleleri neticesinde kısa sürede parçalanacaklar. ABD’nin, Çin’in ve Rusya’nın şu andan sonra parçalanmama ihtimali yok. Bunun aksini söyleyenler, parçalanmayacak diyenler varsa, ya hiçbir şeyden haberleri yoktur, ya da aynı sisteme çalışan bir kişidir, yetkilidir, uzmandır…

    Dünyada siyasi ve mali sahalarda mühim kararlar almak zorunda olanlar, aksi yöndeki yorumlara/değerlendirmelere aldanmayıp, büyük çalkalanmalara, büyük parçalanmalara/bölünmelere, büyük yıkılışlara, büyük iç çatışmalara, büyük halk hareketlerine hazır olmalılar.

    | mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

  • Ben burada oyun oynamıyorum

    – Tayvan’ın çevre ülkelerle yaşadığı sorunlar bizim meselemiz değildir. Tayvan’ın Çin’e bağlanması ya da bağlanmaması da bizim için mühim değildir.  Tayvan meselesinden büyük bir askeri çatışma çıkması da bizim için çok mühim değildir. İhtimal dahilindeki bu askeri çatışmanın tarafı değiliz, olmayacağız. Zaten fiilen NATO üyesi de değiliz. Türkiye’de bu hususlarda da çatlak sesler istemiyorum. Herkes neye, kime destek verdiğini, nasıl oyunlar içinde kalacağını, Türkiye’yi nasıl bir ateşe atacağını ve dolayısıyla ne şiddette bir karşılık göreceğini iyice hesaplasın, kendi sonunu da düşünsün ona göre konuşsun ya da yazsın. 

    – Kuzey Kore’yi ya da herhangi bir ülkeyi demokrasiye zorlayan biri değilim. Ben demokrat değilim. Hiçbir zaman da olmayacağım. Hiç kimseyi de demokrasi denilen şeytani sisteme zorlamayacağım. Hiç kimsenin de hiç kimseyi demokratik sisteme zorlama hakkı yok. Kuzey Kore’nin hali açıkça gözler önünde ve iyi bir halde değil. Sorunlarının çözümü demokraside de değil. Bunların haricinde, Kuzey Kore’nin şu anda Tayvan, Güney Kore ve Japonya meselelerinde taraf olması, hatta askeri çatışmalara dahil olması beni rahatsız etmiyor. 

    – Benim haritamda Güney Kore, Tayvan, Japonya, Ukrayna, Finlandiya, İsveç, Norveç, İngiltere, İsrail, BAE, Katar, Kuveyt, Singapur, Danimarka, Hollanda, Ermenistan, İran denilen yerler yok. Bunlara çoktan çizik çektim. Bu coğrafyalarda siyasi haritalar değişecek. Bunların çoğuna zamanında gerekli eli uzattım, mühleti verdim, ikazlar yaptım ve kararlılıkla tercihlerini yaptılar. Sonlarını kendileri belirlediler.  Türkiye ve gerçek müttefikleri bu gibi devletler ve devletçikler konusunda batı dünyasından bu yana doğru esen suni rüzgarlara kapılmayacaklar. Batı dünyasının daha doğru ifadeyle grilerin, Asyanın söz konusu bölgelerine dair nasıl planları varsa, kendileri o planları uygulama peşinde koşacaklar. Bizi ve gerçek müttefiklerimizi bu işlere karıştırmayacaklar. Karıştırmaya kalkarlarsa safımız Asya safı olacak. 

    – Batı dünyasının Türkiye’deki piyonlarından olan gizli Ermenileri/Hristiyanları ben listemden sileli yıllar oldu. Son süreçte de beni gizli Hristiyanlar hususunda kızdırdılar, öfkemi ve kararlarımı kısmen de olsa ilan ettim. O günden beri Türkiye’deki gizli Hristiyan hainlerde yaprak dökümü devam ediyor. Maddi kayıpları da can kayıpları da hızla artıyor. Daha da devam edecek. Buna rağmen, benimle ortak paydalarda hareket ediyormuş gibi görünen dünya genelindeki bazı unsurlar, ülkemizdeki gizli Hristiyan siyasetçilerin üzerine oynamaya başladılar. Bu, vahim bir hata… Hususiyle Amerika Birleşik Devletçiklerinde bulunan, kendilerine bir süredir sahayı/meydanı açtığım bazı unsurların, böyle bir anda bu kadar vahim bir karar vermeleri, akıl alır gibi değil. Bu hususta da ikazlarımı yapmış bulunayım.

    – Tayyip’in ve çetesinin işi bitti. Bitti diye, gizli Hristiyanların sözde siyasi partilerini ve sözde siyasi liderlerini muhatap almak, alternatif görmek zorunluluğu yok. Ben Tayyip’i seçimle indirmeyeceğim. Meşru bir halk, adalet sistemi ve ordu darbesiyle indireceğim. Bunu yaparken hep söylediğim gibi gizli Hristiyanların sözde partilerini ve teşkilatlarını da toplayıp alacağım. TBMM’yi merkezi bir mahkeme salonu yapacağım. Bunu birkaç tekrarla ifade ettim. Nesi anlaşılamıyor, anlaşılıyorsa kime güveniliyor da karşımda aksi kararlar alınır, anlamak mümkün değil. Abdullah Gül başta olmak üzere, bu memlekete ve millete bu güne kadar her türlü ihanetleri etmiş, her türlü terörün ve bölücü faaliyetin içinde yer almış, her türlü kara para işlerinde faal olmuş gizli Hristiyanları kim desteklerse, onlara kimler meydan verirlerse, ben dünya genelinde onların hepsini boğarım. İşlerini de siyasi dengelerini de kara para işlerini de hep bozarım. İktidarlarını da dev şirketlerini de yıkarım. Benden söylemesi… Ben ülkemi İngiltere’nin örtülü işgalinden, sömürmesinden, dayatma rejiminden kurtarmak için bu kadar bedel ödüyorken, “Ben İngiltere’ye Türkiye’yi aydınlığa çıkarmak için geldim” diyen gizli Ermeni hainin, ayağımın altında bile yeri olamaz. Onu da çetesini de onlarla birlikte hareket eden dünyadaki bütün tarafları da yerle yeksan ederim. Ben burada oyun oynamıyorum, vatan ve millet müdafaası yapıyorum. 

    – Mısır denilen ülkede korku, endişe havası hakim. Ben Mısır’ı muhatap almaya bile değer görmüyorum. Geri çekilecekse çekilsin. Çekilmeyecekse, ne hüneri varsa karşımızda sergilesin. Yunanistan’dan sonraki hedefimiz olur. Mısır’ı da diktatörlerden, kara paracılardan, insan kasaplarından, insanlık düşmanlarından, satanist büyücülerden kurtarır ve topraklarımıza da dahil ederiz.

    – Sadece Güney Azerbaycan değil, bütünüyle İran denilen o kadim Türk toprakları, ülkemizin topraklarına dahil olacaklar. Bunu bozmak için bölgeye askeri unsurlarını getirmek isteyenler, çok bahaneler aramasınlar, danışıklı oyunlar kurmasınlar, açıkça hemen getirsinler. “Getiremezler” demiyorum ama geri götüremezler.

    – Avustralya da İngiltere’nin kontrolünden çıkacak. Bu süreçte Avustralya’ya hep beraber gereken destekleri vereceğiz. 

    – Nükleer bir savaşa artık karşı değilim. Kim kime karşı kullanabiliyorsa kullansın, engellemeyeceğim. Sadece Türkiye’nin ve gerçek müttefiklerinin karşısında kullanılmasını engelleyeceğim. 

    – Yerin altı cehenneme döndü. Uzaylı şehirlerinden bazıları çok perişan hallerde. Yananlar, çökenler, patlayanlar, toplu can kayıpları aldı yürüdü… Sürekli benimle irtibat kurmayı deniyorlar “Dur, dur” diye yalvarıyorlar. İkaz etmiştim. Yeryüzünde suni kuraklık, kıtlık, suni enerji krizi, insanlara ve hayvanlara yüksek teknolojili saldırılar devam ettikçe, LGBT baskısı devam ettikçe, terör devam ettikçe, organ ve insan kaçakçılığı devam ettikçe ben de yerin altında büyük sıkıntılara sebep olmaya devam edeceğim. Yeryüzünde İblis’in planlarına, Deccalin planlarına izin vermiyorum, vermeyeceğim. 

    – Türkiye’de bulunan sivil ya da asker bütün Katarlıları ayrıca Türkiye vatandaşları arasından Katarla ya da Katarlılarla iş tutan herkesi oyundan düşüreceğim. Bunların büyük çoğunluğu kısa sürede ölecekler, diğerlerinin de başlarına gelmeyen kalmayacak. 

    – Yeşillerin grilerin ya da diğer türlerin çatışmaları beni ilgilendirmiyor. Pakistan’ın başında İmran Han’ı, Brezilya’da Bolsonaro’yu görmek istemiyorum.

    | Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

    ..

  • Seyirci kalmayın

    Tayvan’ın idaresi de yeşillerin elinde ve onlar da Çin’in idaresini elinde tutan yeşillerle danışıklı dövüşüyorlar. ABD’nin idaresini elinde tutan yeşiller de bu danışıklı hale ortaklar. Bu gerçeği de artık bütün dünya bilmeli ve Çinle Tayvan arasındaki danışıklı dövüşlere de bütün dünya “yeter artık, iyice sıktınız.” demeli.

    Bana inanmıyorsanız, aynı danışıklı oyunların içinde olan Biden’a ya da Kamala’ya sorun. Bunların biyonik robotlarının hafızalarında da içlerindeki yeşil uzaylıların hafızalarında da bu bilgiye ulaşabilirsiniz.

    Kendinizi küçük görmeyin, uzaylıları gözünüzde büyütmeyin, bunları ele geçirebilir, içini dışını ayrıca sorgudan geçirebilirsiniz. Ya da imha edip geçebilirsiniz.

    Seyirci kalmayın, artık danışıklı dövüşleri bozun, müdahale edin. İmkansız değil, gözünüzde büyüttüğünüz kadar zor da değil. Burası bizim dünyamız, hep beraber koruyacağız. Danışıklı dövüşler bütün dünya insanlığına/halklarına birden zarar veriyor.

    Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

  • Yeni bir dünya düzeni kurulmalı

    Şinzo Abe’yi takdir ediyorum. Tam yerinde cümleler kurmuş. Dünyanın diğer liderleri de hiç zaman kaybetmeden durdukları yeri/tarafı göstermeliler. ABD’nin, daha doğrusu Biden-Kamala çetesinin, Rusya ve Çin’le danışıklı dövüşleri, bütün dünyayı felaketlere sürüklemeden önce, yeni bir dünya düzeni kurulmalı.

    Japonya eski Başbakanı Şinzo Abe:

    “ABD artık Tayvan konusunda uzun süredir devam ettirdiği stratejik muğlaklık politikasına bir son vermeli ve Tayvan’ı açıkça koruyacağını ilan etmeli.”

    Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

  • Son derece olağan

    Sömürgeci batı dünyasının bu derece paniklemiş olması kimseyi aldatmasın. Olağan üstü gelişmeler olmuyor. Son derece olağan, son derece hukuka uygun gelişmeler oldu, oluyor, olacak. 

    Putin’in kararlarını çok isabetli bulduğum gibi, konuşmasındaki pek çok cümleyi de son derece isabetli ve yerinde buldum. Ukrayna halkının batı dünyası tarafından sömürülmesine, soyulmasına, asimile edilmesine daha fazla izin verilmemelidir. Ukrayna’nın batı ülkeleri tarafından gizlice idare edilmesine de daha fazla izin verilmemelidir. Ukrayna halkı, Ruslarla ortak genlere, tarihi ve dini değerlere/temellere sahiptir. Yeniden birlikte yükselebilirler ve gerçekten hür yaşayarak batı dünyasından esen rüzgarlara beraberce karşı koyabilirler. Hatta bu anlarda Çin’in, Tayvan sorununu, Putin gibi durarak çözmesini de beklerdim, bekliyorum. 

    Güneşin batıdan doğması, dünyanın tabiatına aykırı. Güneş, yeniden doğudan doğmalı. Doğu yükselmeli, doğu gelişmeli. Doğu dünyası, batı dünyasının sömürülerine, asimile politikalarına, zulümlerine, soygunlarına karşı birlik olmalı. 

    Bence şu anlarda Zelensky de Tayyip gibi bir Afrika turuna çıkmalı. Boşuna gürültü çıkartıyor. Tayyip’in ve çetesinin ne dediği kimsenin umurunda değil, biz Türkiye olarak, son gelişmelerden hiçbir rahatsızlık duymuyoruz. Bağımsızlığı ilan edilen iki bölgeyi de tanıyoruz.

    Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

  • Bütün dünya görecek

    Bu güne kadar kendilerine samimiyetle ve defalarca fırsat sunduğum, dünyanın gözleri önünde defalarca benimle ortak menfaatlerde buluşmaları için çağrı yaptığım bazı kişilerin ve grupların, bundan sonrasında çok sert surette geri vitese takacaklarını, benimle ortak menfaatlerde buluşabilmek için çırpınacaklarını göreceğiz. Bunu bütün dünya benimle beraber açıkça görecek. Lakin, bunların birçoğu için MFS treni kaçtı. Bu tren bir daha bu istasyonlara uğramayacak.

    Söz konusu ülkelerde bu nesil gelir geçer de arkalarından mertlik nedir, dostluk nedir, iyilik nedir, insanlık nedir, vefa nedir, ahlak nedir bilen nesiller gelirse, o zaman ben hayatta olursam, onların yeniden şansları olur.

    Hususiyle bunlardan ikisinin ismini vermek istiyorum. Japonyanın ve Ukraynanın ciğerlerini sökeceğim. Her zaman söylüyorum, farklı bir dine ya da birkaç dine ya da ırka mensup oldukları için değil, insanlıktan çıktıkları için onlara bunu yapacağım. Şu anlarda onların arasında çocuk yaşta olanlardan büyüyünce dürüst karakterli yetişkin insanlar olanları, bana çok minnettar olacaklar.

    O Japonyada ve Ukrayna’da hala insan kalmış küçük azınlıklar var ve onlar en kısa sürede ülkelerini terk edip başka yerlere göçmeliler. Yoksa kuru odunların arasında yaş odunlar da yanarlar.

    Çin’in Tayvanla arasındaki sorunlara karışmayacağımı, sorunların nasıl çözüldüğünü umursamayacağımı açıkça yazmıştım. Şimdi eklemek isterim ki Çin’in Japonya ile arasındaki sorunlara da müdahil olmayacağım. Sorunları nasıl çözdüğü de benim meselem değil. Çin, Japonya ile sorunlarını çözmeyecek olsa bile ben dünya siyasetini, dengelerini yönlendirirken her gün Japonyaya yeni yeni darbeler vuracağım. Bir kişi, bir sabah bana gelip “Japonya ve Ukrayna diye ülkeler kalmamış. Yanmış, yıkılmış, yok olmuşlar” dese, ne şaşırırım, ne üzülürüm ne de kafama takarım. Herkes kendi akıbetini kendi kararları ile belirliyor. Israrla helak olmak isteyen milletlere benim fayda sağlamam mümkün değil. Bir an önce helak olsunlar ki şu anlarda dayanılmaz acılar, sıkıntılar, eziyetler çeken çocukları, gençleri ve işte arkalarından gelecek nesiller, belki insanca yaşayan nesiller olurlar.

    Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

    ..

  • Çin ile Tayvan arasıdaki sorunlar, bizim meselemiz değil.

    Anlaşmışlar, anlaşamamışlar, savaşmışlar, kendi aralarındaki meseleleri…

    Kendisine son derece samimi ve dostça uzatılan eli tutmayan, insanlık namına uzatılmış eli tutmayan milletler, müstahak olduklarını yaşamalılar, görmeliler. İcap ediyorsa, ibret-i alem olmalılar.

    Bu dünyanın kuralı bu… Vefasızlık, namertlik ve kötü ahlaklık davranışlar, cezasız kalmaz. Biz iki tarafın da yanında değiliz.

    Bu da Japonya’nın tercihi…

    Japonya ile Çin arasındaki ve Japonya ile Rusya arasındaki sorunlarda da taraf değiliz.

    Nerede o eski Japonlar… Şimdiki Japonlar da ne yazık ki yozlaşmışlar. Tarihlerini, kültürlerini, ahlak kaidelerini umursamaz olmuşlar. Dostlarını, düşmanlarını ayırt edemez olmuşlar. Bu da onların tercihleri…

    Biz Japonya’dan yana da değiliz, düşmanlarından yana da değiliz.

    Güney Kore de tercihini yaptı

    Bizim Güney Kore’ye dair kanaatlerimiz, kararlarımız da kesinleşti. Daha fazla beklemenin lüzumu yok. Güney Kore de kendi tercihlerini yaptı. Koşar adım felakete gitmekten hala hiç rahatsız değiller. Kendileri bilirler…

    Herkes ektiğini biçer. Herkes, neye müstahaksa onu bulur.

    Kuzey Kore, Rusya, Çin ya da başka bir devletin Güney Kore ile anlaşması ya da çatışması bizim meselemiz değil.

    Ukrayna’nın çaresizliği…

    “Belarus topraklarından Ukrayna’ya bir saldırı düzenlenmesi ihtimalini dışlamıyoruz.”

    Letonya basınına konuşan Ukrayna Dışişleri Bakanı Kuleba, “Bu senaryoyu çok ciddi seviyede ele alıyoruz. Bu ihtimali dışlamıyoruz. Şu anda Belarus Ukrayna için doğrudan bir askeri tehdit oluşturmasa da bulgular görmezden gelinemez” dedi.

    Minsk’ten gelen siyasi açıklamaların ve Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko‘nun Kırım’ı tanıma açıklamasının Rusya’nın saldırgan dış politikasının bir parçası olduğunu öne süren Kuleba, “Bu bizim için açık bir tehdit ve buna yanıt vermeliyiz. Ancak olayların bu şekilde gelişmesini önlemek için Belarus sınırına uygun sayıda askeri personelin gönderilmesi gerekli. Şu anda bu kaynakları nereden alacağımıza karar veriyoruz” ifadelerini kullandı.

    Belarus ordusunda Ukrayna’ya saldırmak için bir hazırlık yapıldığını görmediklerini de kaydeden Kuleba, Minsk’in Rusya’ya böyle bir saldırı düzenlenmesi için Belarus topraklarını kullanma izni verebileceği iddiasında bulundu.

    “Mfs ile nasıl bir güne uyanacağınızı bilemezsiniz. Son zamanlarda hayatlarımız çok yorucu ve yoğun geçiyor” mealinde kendi aralarında konuşan CIA personellerine sözüm şudur:

    – Basın istifayı, çekip gidin. Boşuna yoruluyorsunuz. Kazanma ihtimalinizin sıfır olduğu bir maçı oynuyorsunuz.

    Mehmet Fahri Sertkaya